Samsun Atakum'da danışmanlık veriyorum. Bu sayfayı, randevu almadan önce «bu kişi kim, nasıl çalışıyor» sorusunun cevabını arayanlar için yazdım.
Danışmanlığı, birinin hayatını dışarıdan değerlendirmek olarak değil, ne yaşadığını birlikte anlamak olarak görüyorum. Çalıştığım farklı alanlarda edindiğim on yılı aşkın tecrübemi danışanlarımla paylaşıyorum; o yıllar, insanların nerede ve neden zorlandığını bir kitaptan değil yaşayarak tanımamı sağladı.
Danışanlarımın bana anlattığı şeylerin önemli bir kısmı iş ve gündelik hayatın içinde geçiyor: sabah kalkarken hissedilen ağırlık, bir işte kalmakla gitmek arasında sıkışmak, emek verdiği şeyin karşılığını alamamak, kırk yaşına yaklaşırken «bu hayat gerçekten benim istediğim mi» sorusu.
Bu, herkesin yön değiştirmesi gerektiğini düşündüğüm anlamına gelmiyor. Sadece şu anlama geliyor: bir insanın hayatının ortasında durup soru sormasını bir kriz belirtisi olarak değil, ciddiye alınması gereken bir hareket olarak görüyorum.
Lisans eğitimime İstanbul Üniversitesi'nde başladım ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun oldum.
Mezuniyet, psikolojide bir bitiş değil başlangıç noktasıdır; lisans diploması tek başına kimseyi görüşme odasına hazırlamaz. Mezuniyetten sonra aldığım eğitimler şunlar:
Ayrıca psikolojik değerlendirme araçları üzerine çalışıyorum: kapsamlı kişilik değerlendirmesi (MMPI), belirti tarama (SCL-90-R), Beck ölçekleri, dikkat değerlendirmesi (MOXO), gelişimsel değerlendirme (AGTE) ve çocuklar için projektif çalışmalar. Ayrıntısını psikolojik değerlendirme sayfasında anlattım.
Tek bir ekole bağlı kalmadım, ama bu «her şeyden biraz» anlamına gelmiyor. Kullandığım iki hat var ve birbirini tamamlıyorlar.
Bugüne bakar. Rahatsız edici bir duyguyu ya da düşünceyi yok etmeye çalışmak çoğu zaman onu büyütür; insanın enerjisi asıl yaşamak istediği hayattan çekilip bu mücadeleye harcanır. ACT'in önerdiği yön farklıdır: bu içerikle boğuşmayı bırakıp, kendi değerlerinin gösterdiği yöne doğru adım atmayı öğrenmek. Somut ve bugüne dair bir çalışmadır.
Geriye ve derine bakar. Aynı ilişki biçiminin neden tekrar tekrar kurulduğunu, hangi erken deneyimin bugünkü tepkiyi hazırladığını, kişinin kendine dair farkında olmadığı kalıplarını ele alır. Daha yavaş ilerleyen ama daha köklü bir çalışmadır.
Odada bu ikisi ayrı ayrı durmuyor. Bir danışan tekrar eden bir kaygıyla geldiğinde, bir yandan o kaygıyla nasıl bir ilişki kurduğuna ve onun uğruna hayatından neyi kestiğine bakarız; bir yandan da bu kalıbın hangi zeminde oluştuğunu konuşuruz. Hangisinin ağırlıkta olacağı danışana ve konuya göre değişir, buna beraber karar veririz.
Yetişkin danışanlar bana en sık kaygı ve panik atakları, zihinden çıkmayan obsesif düşünceler ve zorlantılar, çökkün duygudurum ve isteksizlik, insan içinde hissedilen sosyal kaygı ile geliyor. Bunların yanında travmatik yaşantıların ardından gelen dönem, yas süreçleri, tükenmişlik ve ilişkilerde tekrar eden bağlanma ve güven sorunları üzerine çalışıyorum.
Çocuk ve ergen birey tarafında tablo farklı görünür: okula gitmek istememe, anneden ayrılamama, evde büyüyen öfke ve kural çatışmaları, arkadaş grubunda dışlanma ya da zorbalık, sınav döneminde artan gerginlik, bir de ailede yaşanan değişimlerin çocuktaki gecikmiş yankısı.
Görüşmeler 55 dakika sürüyor. Yüz yüze görüşmelerde 4 yaşından, online görüşmelerde 8 yaşından itibaren danışan kabul ediyorum. Ebeveynler ve çiftlerle de çalışıyorum.
Kendim de bir çocuk babasıyım. Ebeveyn görüşmelerinde konuştuğumuz şeylerin — sabah rutini, ekran süresi, sınır koyarken kurulan cümleler — gündelik hayatta ne kadar yer kapladığını biliyorum. Bu, ebeveynlere ne yapmaları gerektiğini söylediğim anlamına gelmiyor; sadece anlattıkları yorgunluğun bana yabancı olmadığı anlamına geliyor.
Güvenli olmadığını hisseden kimse anlatmaz; anlatılmayan şey üzerinde de çalışılamaz.
Gizlilik pazarlık konusu değil. Paylaştıklarınız, yasal istisnalar dışında hiçbir yere gitmez. Bunu bir vaat olarak değil, görüşme odasının çalışmasının ön koşulu olarak görüyorum.
Yargısız kabul, onaylamak demek değil. Sizi olduğunuz gibi karşılamak, her söylediğinize katılacağım anlamına gelmiyor. Gerektiğinde görmediğiniz bir şeyi işaret ederim — ama bunu sizi küçülterek değil, yanınızda durarak yapmaya çalışırım.
Gerçekçi olmak. Kaç görüşmede ne olacağını baştan söyleyen biri size doğruyu söylemiyordur. Ben nerede olduğumuzu ve neyin değişip değişmediğini süreç boyunca açıkça konuşmayı tercih ediyorum. Eğer ihtiyacınız olan şey benim çalışma alanımın dışındaysa — örneğin ilaç değerlendirmesi gerektiren bir durum varsa — bunu söyler ve bir psikiyatri uzmanına yönlendiririm.
Görüşmelerimi Samsun Atakum'da, Körfez Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerindeki Atakum Psikoloji ve Aile Danışma Merkezi bünyesindeki ofisimde yapıyorum. Samsun dışından ya da yüz yüze gelmesi zor olan danışanlarla online görüşüyorum.
Buraya kadar okuduysanız muhtemelen bir sonraki adımı düşünüyorsunuz. İlk görüşme bir karar görüşmesi değil, bir tanışmadır: neyin sizi zorladığına bakar, birlikte çalışmanın işe yarayıp yaramayacağını konuşuruz.